NLP

Algılama ve öğrenme arasındaki ilişki

Algılama ve öğrenme arasındaki ilişki

Algısal Konumlar

Çoklu Bakış Açılarının Değeri
Kimi zaman olur ki başka insanlar olayları bizim bakış açımızdan görmezler. Sanki kendi dünya görüşlerine saplanmışlardır ve olayların bizim açımızdan nasıl olduğunu anlamaz gibidirler.

Ancak bir ölçüde, kimi bağlamlarda, hepimiz zaman zaman böyle davranırız, zira kendi gerçeklik haritamıza dalmışızdır.
Başka insanların dünyalarının haritalarını anlayabildiğimiz zaman daha rahat bir şekilde yakın ilişki yaratabilir ve sürdürebiliriz, daha iyi iletişimde bulunabiliriz, başkalarına empati gösterebilir, anlaşmazlıkları çözüme kavuşturabiliriz ve bir iş hayatı ortamında daha etkin bir şekilde müzakereler yapabilir, müşteri hizmetlerini daha iyi hale getirebilir, pazarlanabilir ürünler geliştirebiliriz.

Yeni Kod NLP’nin, ilk ortaya çıktığında formüle edilmiş şekliyle NLP’den ayrıldığı belli başlı hususlardan biri, ‘çoklu bakış açılarına verdiği önemdir. Üçlü Tanımlama Modellerinin bir parçası olarak, John Grinder ve Judith DeLozier, sistematik bir şekilde bir algı konumundan başka bir algı konumuna geçmenin bilinçli farkındalığın dışında olan bir durumla ilgili bilgileri elde edilebilir hale getirebileceğini vurgulamışlardır.

Belli başlı üç algı konumu vardır: Birinci, ikinci, üçüncü. Bunlar, olayları kendi bakış açımızdan (birinci), durumdaki bir diğer kişinin bakış açısından (ikinci) ve dışarıdan bir bakış açısından (üçüncü ya da gözlemci) görmektir.

Eğer bir durumla ilgili anlayışımızı genişletmek istediğinizde ya o farklı duruşları hızlı bir şekilde ‘prova ederek’ ya da formatı bu bölümün ileriki sayfalarında ayrıntılı olarak verilecek olan, tam bir Algı Konumları alıştırması yaparak, geçici bir şekilde başkası ve gözlemci konumlarını kullanabiliriz.

Birinci Konum
Doğal olarak çevremizi ve içindeki insanları birinci konumdan algılarız; burası ben duygumuzun bulunduğu yerdir. Yaşantımızı anlatmak için ‘ben’ ve ‘beni, bana’ gibi kelimeleri kullanırız ve bize has olan kendi duruş ve beden hareketi tarzımız vardır.
Bu konumda kendimizle bağlantılıyızdır, kendi gözlerimizle görünüz, kendi kulaklarımızla (içsel konuşmamızı da) işitiriz ve vücudumuzdaki hislerin farkındayızdır. Eğer kendi zihin gözümüzle kendimizi görebiliyorsak, biz ‘kendimizle bağlantısızızdır ve birinci .konumda değilizdir.
Birinci konum ne zaman kullanılır?
Birinci konumu kullanmanın birçok yararı vardır. Bir çıktıya karar veriyorken, ne istediğinizi bilmeniz önemlidir. İnsanların kendilerini hissettirdikleri, görüşlerini ifade ettikleri ve kendi amaçlarının peşinden gittikleri konum bu konumdur. Çıktıları düşünürken bu konumdan bir ekoloji kontrolü yapmak kendimizi
adadığımız eylemin kendi kimlik duygumuza uymasını sağlar.

Birinci konumun olumsuz yönü
Birinci konumda sadece olayların bizi nasıl etkilediğini düşünürüz çünkü tek farkında olduğumuz, kendi bakış açımızdır.
Sadece bu konumdan işlesek, bencil, kendini beğenmiş ve başkalarının duyguları na karşı duyarsız olur, kolayca onları ezer hale gelebilirdik.

İkinci konum
İkinci konuma geçmek için, belli bir etkileşimde birinin yerine geçtiğinizi ve dünyayı onların gözlerinden yaşadığınızı tasavvur edin. Onun duruşunu alır, onun gibi soluk alır-verir ve sanki o imiş gibi davranırsınız. Onun gerçekliğini görür, işitir, hisseder, tadar ve koklarsınız. Kendi düşüncelerinizden, hislerinizden ve inançlarınızdan çıkarak, ‘başka’sı olmak suretiyle, kendinizi onun gözleriyle ‘görürsünüz’; o kişiyi’ ben’ olarak değil ‘siz’ olarak düşünürsünüz. Böyle yaparken, olayların öbür kişi için nasıl olabileceği ile ilgili farkındalığınızı artırırsınız.
İkinci konum ne zaman kullanılır?

İkinci konumu benimsemek suretiyle, öbür kişi ile ilişkimiz hakkında yeni bilgiler elde ederiz. Ona karşı empati ve sevecenlik geliştirebiliriz. Ayrıca bu süreçte kendimizle ilgili faydalı veriler de toplarız. Kendi zihin gözümüzle, kendimize bakabiliriz, kendi yüz ifadelerimizi görebiliriz, vücut dili ekleyebiliriz, sesimizi duyabiliriz
ve kendi davranışımızın muhatabı olmanın nasıl bir şey olduğunu hissedebiliriz. Yani, onunla nasıl etkileşimde bulunacağımızla ilgili seçeneklerimiz artmış olur ki bu özellikle neden o şekilde davrandığını anlayamadığımız zaman faydalı olur.

İkinci konumun olumsuz yönü
İkinci konuma ‘saplanıp’ kalanlar başkalarından kolayca etkilenebilir ve onların ihtiyaçlarını kendilerininkilerden öne alır.

Olaylarla ilgili olarak başka insanların yorumlarını kabul etmek kendine güven duygusunu kaybetmeye yol açabilir, bizi kendi potansiyelimizi icra etmekten alıkoyabilir. Sürekli kendimizi sona koyduğumuz zaman başka insanların problemlerini üstlenme eğiliminde olabilir ki bu da bizi duygusal açıdan kurutur.

Üçüncü konum
Üçüncü konumda bir etkileşimin nasıl olduğunu, dış bir bakış açısından görür, işitir ve hissederiz. Bu bakış açısıyla, geri çekilip, kendimizle başkaları arasındaki ilişkiyi algılayabiliriz. Bu bizi iletişim sürecinin dışına çıkarır ve olan bitenlere bir tanık gibi hareket etmemize imkan sağlar. Üçüncü konumda biz kendimizle bağlantılı ama etkileşimden ayrıyız. Bu durum kendimizi becerikli hissetmemize ve olanları analiz etmemize imkan verir.

Sonra da topladığımız bilgileri birinci konuma götürülebiliriz.

Üçüncü konum ne zaman kullanılır?
Geri durmaktan ya da bir helikopterden bakıştan elde ettiğimiz objektiflik son derece değerli olabilir. Durumların içindeyken, heyecanlarımız bilhassa çatışma ya da saldırgan bir davranış olduğunda olan biteni fark etmemize engel teşkil edebilir.

Üçüncü konuma bazen ‘Meta’ konum da denir ve birçok NLP kalıplarında ve değişim tekniklerinde görülür. Gerektiğinde kişinin kendi yaşantısının dışında durmasına imkan sağlar.

Üçüncü konumun olumsuz yönü
Üçüncü konumu kullanmanın olumsuz yönü, ilgisiz bir durumda kalma ihtimalimizin olmasıdır. Sadece duygusuz kalmayız, aynı zamanda başkalarına biraz robota benzer bir şekilde heyecansız görünebiliriz.

Algı Konumları Kalıbı
Algılama Konumları Kalıbı birinci, ikinci ve üçüncü konumlardan gelen düşünceleri sistemli bir şekilde harmanlama yolu sağlar. Bu, ilişkilerde problemler ya da çatışma olduğu zamanlarda yapılması özellikle faydalı bir faaliyettir. Bu alıştırma gerektiği kadar tekrarlanabilir; her dönüm yeni bilgiler getirir. Nihai sonuç genel olarak, davranışınızda durumu daha iyiye götüren, fark edilmesi zor ince değişimlerdir.

Adımlar
ı. Bir bakımdan iyileştirmek istediğiniz bir ilişki seçin.
Başlangıçta küçük bir şey seçmenizi öneririz. Tekniği kullanmakta daha deneyimli hale geldikçe, daha büyük ve daha önemli meselelere doğru ilerleyebilirsiniz.

2. Birinci konum: Durumu kendi bakış açınızdan düşünerek başlayın. Sanki öbür kişiye bakıyormuşçasına onu kendi gözlerinizle yeniden yaşayın. Size söyleme ihtimali olan şeyleri dinleyin. Yüzündeki ifadeyi görün. Kendisini nasıl hissettiğinin farkına varın. Konuşurken, sanki gerçekten onunla konuşuyormuşsunuz gibi, birinci şahıs dili kullanın.
Bunu içinizden de yüksek sesle de yapabilirsiniz.

3. Bir kaç saniye başka bir şey yaparak, belki onu silkip atarak, durumdan çıkın.

4. İkinci konum: Şimdi kendinizin öbür kişinin vücudunda olduğunu tasavvur edin. Bu kişinin hayatı nasıl deneyimlediğinin olabildiğince farkına varın. O kişinin duruşunu, jestleri ve ses tonunu alın. Kendi inançlarınızı ve değerlerinizi bir kenara bırakın. Etkileşimi bu kişinin bakış açısıyla tekrarlayın. Karşıdaki ‘siz’i gözlerken ortaya çıkan düşüncelere ve görüşlere dikkat edin. Yaşadığınızı anlatmak için ikinci şahıs dili kullanın, yani kendinizden ‘sen’ diye bahsedin.

5. Durumdan çıkın.
6. Üçüncü konum: Bundan sonra, hem birinci (kendi) hem de ikinci (öbür) konumu gözlemleyebileceğiniz ayrı yere hareket edin. Bir daha olayı bir filmi seyrediyor ve dinliyormuş gibi tekrarlayın. Önünüze serilen şeye merak gösterin.
Bu bakış açısından kazandığınızı öğrenmeye bakın .
7. Birinci konuma dönün ve beraberinizde öbür algı konumlarından aldığınız düşünceleri getirin. Deneyimizdeki farka dikkat edin.
8. Bu devri gerektiği kadar çok tekrarlayın. Birinci konumla bitirmek gelecekte nasıl tepki vereceğinizle ilgi yaptığınız değişimleri desteklemenize yardımcı olur.
Dördüncü Konum (Ayna Ötesi)
Dördüncü konuma girmek, tüm sistemi bir kerede yaşamayı gerektirir; diğer üç konum bir arada ve birbiriyle etkileşimde olarak… Dördüncü konumda kullanılan dil ‘biz’ veya ‘bizi, bizedir. Dördüncü konumdayken, sistemin tüm diğer üyeleriyle benzerliği ve bir oluşu yaşarız. Etkin takımlar için temel bir malzemedir.
Robert Dilts bunu ‘bir sistemin tüm üyeleriyle hissedilen bir “benzerlik” ve özdeşlik duygusu’ diye tanımlar. Ve onun işaret ettiği gibi, ‘etkin liderler etkilemekte oldukları tüm sistemle özdeşleşme yeteneğine sahiptirler.’
Meta Mirror
1998′de Robert Dilts, dördüncü konumu kullanan, NLP Meta Mirror’ı geliştirdi. Bunu kullanmak bize, problemli bir ilişkiye bakarak başkalarıyla ve kendimizle etkileşim şeklimizdeki anlayışımızı iyileştirme imkanı verir. Kişinin bize muamele şekli çoğu kez bizim kendimize muamele şeklimizdir ki mirror (ayna) terimi buradan gelmektedir.
1. Birinci konumdan başlayarak, zihin gözünüzde kendisiyle daha iyi bir ilişkiye girmek istediğiniz birini canlandırın.
Deneyimle bağlantılı olduğunuzdan emin olun. Onunla iletişime girmenizi neyin zorlaştırdığını tespit edin. Mesela, onu duyarsız bulabilirsiniz.
Adımlar
2. Durumdan çıkın.
3. Şimdi de durumla bağlantısız olduğunuz, sanki kendinizi seyrediyormuş gibi olduğunuz, bir Meta (üçüncü) konuma çekilin. Tepki verme şeklinizi tespit edin mesela çaresiz. Davranışınızın onu o şekilde tepki vermeye nasıl ittiğini görün.
4. Durumdan çıkın.
5. Bundan ne öğrendiğinizi bir an düşünün. Bu kişiye tepki verme şeklinizde ne gibi değişiklikler yapmak istiyorsunuz?
Farklı ne yapabilirsiniz?
6. Durumdan çıkın.
7. Şimdi biraz daha uzaklaşarak dördüncü konuma gelin ve kendinize nasıl tepkide bulunduğunuzu tanımlayacak bir kelime tespit edin; mesela dobra. Bu tepki, ne bakımdan öbür kişinin davranışının bir ayna imajıdır?
Adımlar
8. Dördüncü konumdan, birinci ve üçüncü konumların yer değiştirdiklerini tasavvur edin. Bu, kendinize tepkide
bulunma şeklinizin, birinci konumun bulunduğu yere ya da tersine değişmesi demektir.
9. Bunun ardından, ikinci konumdaki kişi imiş gibi davranın ve onun bakış açısıyla kendinize göz atın. Davranışınız size nasıl geliyor? Bundan ne öğrenebilirsiniz?
10. Gözden geçirilmiş birinci duruma geri çekilin ve kendinizi ne kadar farklı hissettiğinizin bir envanterini yapın.
ı ı. Yapmış olduğunuz değişimlerle uyum içinde olduğunuzu hissedene kadar farklı konumlar arasında sırayla değişmeler yapmaya devam edin.

Tags: ,

No comments yet.

Add your response